TBMM Genel Kurulu’nda YENİ Parti’nin Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili gelişmelerin araştırılması amacıyla verdiği grup önerisi üzerine söz alan Yeni Yol Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, “Bu memleket sizin çiftliğiniz değil” ifadelerini kullanırken, İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, “Gazeteciliği susturmak bir suçla mücadele yöntemi değildir, olamaz” diye konuştu. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya’nın 30 milyar liralık para hareketi iddiasına ilişkin “Sayın Milletvekili, siz sadece bir milletvekilisiniz; savcı değilsiniz, hâkim değilsiniz” diyerek tepki gösterdi.
(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda YENİ Parti’nin Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilgili gelişmelerin araştırılması amacıyla verdiği grup önerisi üzerine söz alan Yeni Yol Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, “Bu memleket sizin çiftliğiniz değil” ifadelerini kullanırken, İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, “Gazeteciliği susturmak bir suçla mücadele yöntemi değildir, olamaz” diye konuştu. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya’nın 30 milyar liralık para hareketi iddiasına ilişkin “Sayın Milletvekili, siz sadece bir milletvekilisiniz; savcı değilsiniz, hâkim değilsiniz” diyerek tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurul’un gündemine geçilmeden önce partilerin grup önerileri görüşüldü.
YENİ PARTİLİ ÖZKAN: İDAM CEZASI YOK, TELEVİZYONU NİYE İDAM ETTİNİZ?
Önerinin gerekçesini açıklamak üzere YENİ Parti adına İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek adil yargılanma, lekelenmeme ve kendini savunma haklarına dikkati çekti. Özkan, “İdam cezası yok, televizyonu niye idam ettiniz” dedi. Halk TV’de çalışanların ve kanalı izleyenlerin de bu durumdan etkilendiğini ifade eden Özkan, “Orada çalışanlara yazık değil mi? Bize yazık değil mi onları izleyenler olarak? Ceza katlanarak geliyor. O zaman sizden ricam empati yapmanızdır” diye konuştu.
Halk TV için çözüm önerisini de açıklayan Özkan, şöyle konuştu:
“Halk TV’yi çalışanların kayyımlığına bırakın. Madem kayyım merakınız var, madem kayyım olsun istiyorsunuz, karartmak, kapatmak yerine çalışanlarına bırakın, onlar kooperatifle, imeceyle bu işi hallederler. Bizim mutlaka ve mutlaka buna bir çözüm bulmamız lazım. Halk TV’de kimse yargılanmasın, Halk TV aman hukuktan uzak… Öyle bir şey yok efendim ama yayını sürsün, yayını ortadan kaldırdınız.”
ŞAHİN: BU MEMLEKET SİZİN ÇİFTLİĞİNİZ DEĞİL
Yeni Yol Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, Halk TV’ye yönelik işlemin demokratik bir ülkede yaşanmaması gerektiğini savunarak “Gerçekten bugün sabah karşılaştığımız manzara demokratik bir ülkede en son göreceğimiz hadisedir. Çünkü biz yıllarca, özellikle manşetlerle vuruşa vur uşa iktidara gelen bu sıralardaki arkadaşların söylediği bir söz vardı: ‘Sabah kapımızı çalanın sütçü olduğuna emin olduğumuz anda Türkiye’de tam manasıyla demokrasinin yerleşmiş olduğunu anlarız.’ demiştik. Ama üzülerek ifade ediyorum ki 24 yılın sonunda gelinen aşamada artık kapıyı sabahın köründe kimlerin çalacağını net olarak görüyoruz. Bu çok acı ve vahim bir tablo” diye konuştu.
Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmünü hatırlatan Şahin, şöyle konuştu:
“Bugün halkın televizyonundan derhâl elinizi çekiniz. Halkın televizyonundan elinizi çekiniz ki burada milyarlarca liralık fon vurgununda milletin parasının hesabını sormaya gelince ortada yoksunuz, gazetecileri susturmaya gelince bütün gücünüzü seferber ediyorsunuz. Gerçekten bu işlerden sıkılmak gerekir. Biraz da hukuktan korkmak gerekir.”
İYİ PARTİLİ TAŞCI: GAZETECİLİĞİ SUSTURMAK BİR SUÇLA MÜCADELE YÖNTEMİ DEĞİLDİR
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, suç işleme özgürlüğünün iktidar, muhalefet veya medya için söz konusu olamayacağını belirterek, suç isnatlarıyla halkın haber alma hakkı arasında bağ kurulmasına tepki gösterdi. Taşcı, “Suç işleme özgürlüğü diye bir şey olmaz; iktidar için de olmaz, muhalefet için de olmaz, medya için de olmaz. Hiçbir medya patronunun Ziraat Bankası’nın 800 milyonluk kredisini batırmak, kamuyu zarara sokmak gibi bir özgürlüğü olamaz mesela. Hiçbir medya patronunun Halkbank’a ‘Oradan bana 2 milyon yolla’ talimatı vermek gibi bir hak ve özgürlüğü olamaz” dedi.
Kamu gücünün suçun üzerini örtmek için kullanılmasına karşı olduğu gibi medya gücünün de suçun kalkanı hâline getirilmesine karşı olduğunu ifade eden Taşcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama bu sabah yaşadıklarımız, bu sabah mevzubahis olan suç isnatları ile halkın haber alma hakkı arasında nasıl bir illiyet bağı kuruldu ki şafak baskını gazeteciliğe yapıldı. Gazeteciliği susturmak bir suçla mücadele yöntemi değildir, olamaz.”
Taşcı, Türkiye’de kayyum atanması gereken kurum ve yapılar bulunduğunu savunarak, ekonomik sorunlara ve yoksulluğa dikkati çekti. Taşcı, “Bir kayyum atanacaksa eğer Türkiye’ye sefil yaftası astıranlara atayalım hep beraber” diye konuştu.
CHP’Lİ BERBEROĞLU: ORADAN BİR AKP MEDYASI ÇIKMAZ
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, yaklaşık yedi yıldır kanalın ekranlarına çıkmadığını belirten Berberoğlu, medya kuruluşlarının siyasi tutumlarına göre değerlendirilmesine karşı çıktı. Berberoğlu, “Bu kanal bir muhalefet kanalı, hiç tartışmasız bir şekilde, hiçbir şekilde bu kanalı eleştirmeden sözlerime başlamak istiyorum. Çünkü bu kanal AKP’yi kızdırdığı zaman ‘İyi muhalefet yapıyor’ ama CHP’ye tavır koyduğu zaman ‘Kötü muhalefet yapıyor’ diye bir ayrıma gitmek zaten medya mesleğinin temel ilkelerine aykırıdır” dedi.
Otuz beş yıllık medya geçmişinde tehdit edildiğini, hakkında şikâyetlerde bulunulduğunu ve görevden alınması için girişimler yapıldığını anlatan Berberoğlu, Halk TV’nin de kendisini rahatsız eden siyasi çevrelerin tepkileriyle karşılaştığını söyleyerek “Her medyayı, rahatsız ettiği siyaset grubu, parti, kişi o medya grubunu ortadan kaldırmaya çalışırsa bu iş olmaz, yürümez, bunun da adına ne ‘demokrasi’ denir ne ‘ifade özgürlüğü’ denir ne ‘medya ve basın özgürlüğü’ denir” ifadelerini kullandı.
DEM PARTİLİ ÇELENK: BİR MEDYA KANALI BU ŞEKİLDE KAYYUMA DEVREDİLEMEZ
DEM Parti Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, özgürlüklerin öneminin yalnızca örnekler gösterilerek anlatılamayacağını belirten Çelenk, “İfade özgürlüğü portakal, elma değil, göstererek önemini anlatamıyoruz, çok üzgünüm ama topluma baktığınız zaman toplumun hâlinden bu özgürlüğün bu derece baskılanmasının sonuçlarını görebilirsiniz, sosyal çöküşü görebilirsiniz, ahlaki çöküşü görebilirsiniz ve bunun medya ve ifade özgürlüğüyle çok ilgisi var” diye konuştu.
Çelenk, “Halk TV’yi kapatıyorsunuz. Açıkçası Halk TV benim kendimi herhangi bir dönemde çok yakın hissettiğim bir mecra olmadı ama bunun hiçbir önemi yok. Bir medya kanalı bu şekilde yayın durdurularak kayyuma devredilemez. Bunun adı ‘el koymadır’ bütün medyaya” dedi.
AK PARTİLİ KAYA: 30 MİLYARI AŞKIN PARA HAREKETLERİNE CEVAP VERİRLER
AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına atıfta bulunarak, tedbirlerin yürütülen bir adli soruşturma kapsamında dosyaya gelen deliller, MASAK raporları ve mali inceleme raporları doğrultusunda alındığını söyledi.
Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında arama ve yakalama kararı bulunduğunu ve Mahiroğlu’nun yurt dışında olduğunu belirten Kaya, Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddelerinin basın ve ifade özgürlüğünü güvence altına aldığını ancak soruşturma kapsamındaki iddiaların da dikkate alınması gerektiğini savundu. Kaya, “Yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet ve hakkında birçok soruşturma olan ve bu soruşturmaların kapsamında elde edilen paraların birçoğunun da Halk TV’de kullanıldığı, Halk TV aracılığıyla aklandığı Cumhuriyet Başsavcılığı iddiasıyla ortaya konulurken bu soruşturmayı itibarsızlaştırmak ve Halk TV’nin aranması, el konulması işini ‘Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü’ diyerek itibarsızlaştırmaya çalışmak doğru değildir” diye konuştu.
Halk TV’nin sahibi ve yöneticilerinin hukuk önünde haklı olduklarını düşünüyorlarsa Türkiye’ye gelerek teslim olmaları gerektiğini savunan Kaya, soruşturma kapsamındaki iddialara ilişkin şunları söyledi:
“Türk yargısında iddialara, 30 milyarı aşkın para hareketlerine, Halk TV’ye harcanan paralara, alınan rüşvetlere, İstanbul ve İzmir’de kurulan şirketlere, bu şirketler üzerinden aklanan paralara cevap verirler.”
Soruşturmanın basın özgürlüğü gerekçesiyle durdurulamayacağını belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir soruşturma varken ve bu soruşturmada ciddi deliller varken biz bunlara göz yumamayız. Kayyum atanması basın özgürlüğü için değil, Halk TV sahibinin ve diğerlerinin suç örgütünün suç soruşturmalarını takip etmek için yapılmıştır. Bu operasyon medyanın durdurulması değil, medyayı kullanarak zenginleşen, medyayı ve basın özgürlüğünü kullanarak paraları aklayan firarda olanların ele geçirilmesidir. Konu gazetecilikle yakından uzaktan alakalı değil, yolsuzlukla alakalıdır. Beslendiği belediyeler rüşvet çarkı içerisinde boğulurken aynı belediyelerden ihale alan ve bunlarla beslenen televizyoncuları aklayamayız, onlar da bu operasyonlarda gerekli işleme tabi tutulacaklardır. Türkiye’nin hukuk devleti çerçevesinde ve kanunların verdiği yetki içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli işlemleri yapmış, yapmaya da devam edecektir. Burada büyük bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu vardır. Bu, bir gazetecilik ya da basın özgürlüğü değildir”
YENİ Parti’nin araştırma önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
EMİR: SİZ MİLLETVEKİLİSİNİZ, HAKİM VEYA SAVCI DEĞİL
Araştırma önergesinin reddedilmesine tepki gösteren YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya’nın Halk TV’ye yönelik işlemlere ilişkin açıklamalarına ilişkin, “Sayın Milletvekili, siz sadece bir milletvekilisiniz; savcı değilsiniz, hâkim değilsiniz” dedi.
Tedbir olması gereken tutuklama ve kayyum uygulamalarının Türkiye’de cezaya dönüştüğünü savunan Emir, bir televizyon kanalına kayyum atanmasının kanalın yok edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Emir, “Herkes yargılanabilir, herkes hesap verebilir ama bağımsız mahkemelerde. Ama tutuklanmadan ve şirketler bakımından, kanallar bakımından da o kanalda bir suç varsa o suçun üstüne gidilir. Ama o kanalı kurarken ‘Sen bir yerden para aldın’ iddiasıyla o kanalın kapatılması, nefesin kesilmesi, sözün bitirilmesi ve milletin gözünden fon vurgununun, yolsuzluğunun kaçırılma girişimidir. Sizin bu hırsızlıklarınızı, bu yolsuzluklarınızı millet duymazsa, millet görmezse siz de üstünü kapatabileceğinizi zannediyorsunuz ama yargıçlarla, tutuklamalarla, kayyumlarla buraya kadar yapabilirsiniz. Yolun sonuna geldiniz” diye konuştu.
AKBAŞOĞLU: ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASINA GEREK YOK
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Emir’in açıklamalarına yanıt vererek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Halk TV’ye yönelik operasyonun gerekçelerine ilişkin kamuoyunu bilgilendirdiğini belirtti.
Soruşturmanın Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü söyleyen Akbaşoğlu, bu konuda araştırma komisyonu kurulmasına gerek olmadığını savunarak, “Bu konuda bütün meseleyi vuzuha kavuşturacak şekilde bu operasyonun niçin yapıldığı ve bu konunun yargının işi olduğu, yargının kendi işini yapması ve sonucunu beklememiz gerektiği” ifadelerini kullandı.
KAYA’DAN FATMA BETÜL SAYAN KAYA SORUSU
Yeni Yol Grubu adına söz alan Bülent Kaya, Cumhuriyet başsavcılığının Halk TV operasyonuna ilişkin açıklama yapmasına karşı olmadıklarını ancak fon krizi kapsamında gündeme gelen iddialar karşısında da açıklama yapılması gerektiğini söyledi.
Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında yürütülen işlemlere ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmediğini savunarak, “Peki, aynı Cumhuriyet Başsavcılığı bu fakir fukaranın 2 milyar 200 milyonunu çarpan Fatma Betül Sayan’la ilgili niçin herhangi bir açıklama yapmıyor? Niçin hangi sebeple ifadeye çağırdığına dair bir basın açıklaması yapmıyor da bunu sadece muhalif olduğu söylenen kişilerle ilgili yapıyor?” diye konuştu.
AKBAŞOĞLU: 282 KİŞİ HAKKINDA HUKUKİ İŞLEM YAPILDI
Tartışmanın devamında yeniden söz alan Akbaşoğlu, fon krizi nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için çalıştıklarını belirterek “282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı bugüne kadar. Bunlardan 84’ü tutuklandı, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı” dedi.
Hangi görüşten veya partiden olursa olsun sorumlulardan hesap sorulacağını savunan Akbaşoğlu, “Hangi görüşten olursa olsun, hangi partiye mensup olursa olsun milletimizin hakkına, hukukuna girenlerden hesap soruyoruz ve soracağız, bundan herkes emin olsun” ifadelerini kullandı.
🌹 Isparta Mercek, “Göller Bölgesi’nden Mercek Altı Haberler” anlayışıyla şehirden yükselen gelişmeleri detaylı, tarafsız ve güvenilir şekilde inceleyen; Isparta’nın gündemini mercek altına alan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap